Cadı SeyahatteElegans Travel

Muhteşem Elhamra ve GRANADA Büyülü Endülüs II

Muhteşem Elhamra ve GRANADA Büyülü Endülüs II

Adını, bölgeye bir grup halinde gelip, patlayan nar misali çoğalan Romalılardan alan Granada dünyanın en önemli eserlerinden Alhambra’ya ev sahipliği yapmakta. (Granada, ispanyolcada nar demektir) Malaga turumuz sonrası yaklaşık 2 saatlik bir otobüs yolculuğu ile ulaştığımız ve Granada bölgesinin başkenti olan şehir, 2013 yılında Granada Halifeliğinin 1000. yılını kutlamış. Şehir Endülüs Emevilerinin kültürünü İspanya’da en iyi yansıtan şehir çünkü Endülüs Emevilerinin en son kaybettikleri kale. Albaicin (müslüman), Sacromonte (çingene), Realejo (yahudi), Centro (merkez) olmak üzere mahallelere ayrılmış. Bir nevi gettto sizin anlayacağınız.

Granada’daki ilk akşamımızda önce şehrin tam merkezinde yer alan otelimiz NL Hisperia Granada’ya check in yaptık ardından birazcık yorgun olmamıza rağmen, İspanyol mutfağının en önemli yemeklerinden olan tapas tatmak üzere, Granada’da Bodega Castaneda’ya doğru yola koyulduk.

BODEGA CASTANEDA Tipik Endülüs dekorasyonu yani upuzun bir bar, minik stant masalar, tavandan asılı dev boy Treleves jambonları, sayısız şarap şişeleriyle donanmış mekanda,  tapasları ayakta tatmak mümkün olduğu gibi, grubumuz haliyle şöyle oturarak keyif yapmak istediğinden, hemen karşısında yer alan restaurant kısmına geçtik. Tabii bizde rezervasyon yok. Mekan tıklım tıklım. Ancak bir laf vardır. Beşer her yerde beşer. Ya her yerde şaşar ya da her yerde çözüm bulur deyip, garsonla, ben italyanca o ispanyolca bir şekilde anlaşıp 14 kişiye mekanı neredeyse kapattım. Gelelim tapasa. Kelime manasıyla kapak/ tıpa anlamına gelen tapas hakkında çeşitli hikayeler var. Bir rivayete göre, 13. yy’da Kral Alfonso hastalanır. Doktorları, minik porsiyonlarda mutlak şarapla beslenmesini tavsiye eder. Ancak bölge sıcak ve sinekli olduğundan, şarap kadehlerinin üstüne konan minik tabaklarda küçük porsiyonlarda servis edilir. Çabucak iyileşen kral, özel bir kanun çıkartır ve yemeklerin bundan böyle minik porsiyonlarda ve mutlak şarapla servis edilmesini emreder. İşte tapas bu şekilde doğar. Bodega Castaneda tarihi tapas barlarından bir tanesi. Çok fazla çeşit olduğu için, biz de mönünün en kapsamlı seçeneklerini tercih ettik. Yoğun olarak domuz şarküteri ürünleri ve peynirden oluşan tabaklarımız son derece doyurucuydu. Yanında bölgenin meşhur birası Alhambra içtiğimiz bu yemek sonrası, 10 dakikalık bir yürüyüşle otelimize döndük.

TAPAS

Sabah çok erken bir kahvaltı sonrası Granada’yı keşfetmek için yola çıktık. İlk durağımız tabii ki, şehrin en görülesi mahallesi Albaicin oldu. Arap mahallesi olarak da adlandırılan bölge, dik bir yamaça kurulmuş.

albaycin mah

Arabanın girmediği daracık parke taşlı sokaklarla bezeli Albaicin zamanında yahudi ve müslüman halkın ikamet bölgesiymiş. Duvarların beyaza boyalı olduğu ve mavi renkli seramik süslerin yer aldığı binalar, özellikle islam kültürünün en güzel örneği.

ALBAICINAlbaicin, 1227 yılında Jaen’den kovulan mağribilerin yerleşmesiyle kurulmuş ve 16. yy’da 60,000 nüfusuyla Granada’nın en önemli mahallelerinden biri olmuş. Ancak hızla artan hristiyan egemenliği ve devamında La Reconquista (yeniden fetih) hareketiyle, 1568 yılında isyan eden araplar, büyük bir kıyıma uğramış veya din değiştirmek zorunda bırakılmışlar. Burada, Malaga yazımda olduğu gibi bir tarih parantezi açmamın vakti geldi. Bildiğiniz gibi 1453 yılında İstanbul’un fethi özellikle hıristiyan dünyasında büyük yankı yapmış ancak 15. yy sonlarında Kastilyalı Isabella için bu bir kan davası niteliğini almış. Aragon Kralı Ferdinand ile yaptığı evlilikle 2 hispanik krallığı birleştiren Isabella yapısı itibariyle son derece otoriter, tüm dünyevi zevklerden kendini soyutlayarak, kendini kiliseye adamış bir kraliçe. İşte bu kraliçenin tek arzusu, müslümanlara kaptırılan İstanbul’a karşı Avrupa’da yer alan müslüman devletini yok etmek olmuş.

Fernando_e_Isabel1492 yılında, son Emevi Kalesi olan Granada’nın düşmesi ve ardından hiç bir müslüman ve yahudiye dokunulmayacağı konusunda verdikleri teminata rağmen, Isabel ve Ferdinand 3 ay sonra, Elhamra Kararnamesini yayınlayarak hıristiyan olmayan tüm halkı çeşitli şekilde bezdirme operasyonuna başlamışlar. Örneğin, müslüman veya yahudi olan bir kişi suç işlediğinde, tüm ailesi sanık olarak yargılandığı gibi, bu iki dine mensup kişilere uygulanan vergiler son derece yüksek tutulmuş. Aynı zamanda din adına kurulmuş olan Engizisyon Mahkemelerinde yargılanan halktan müslümanların bir kısmı müdeccen olmuşlar yani hıristiyanlığı sözde kabul edip, müslüman ibadetlerine gizlice devam etmişler. Yahudi halk ise, hepimizin bildiği gibi gemilerle sınır dışı edilmiş ve bir kısmı Osmanlı İmparatorluğuna sığınmış. İşte 1568 yılında kıyıma uğrayan bu müdeccenlerin mahallesi Albaicin tam da Alhambra Kalesinin karşısında yer alıyor ve meydanından hem saray hem de Nevada ovası muhteşem bir manzara sunuyor.

manzara

Mahallenin camiisi ise, minaresi kaplanmak suretiyle kilise haline getirilmiş. Bir diğer taraftaysa ünlü flamenko sanatçısı Enrico Morente’nin evi yer alıyor.

enrico

Mahalle arap olur da çay olmaz mı? Günümüzde turistik eşya satan mağazaların yer aldığı yokuş zamanında çay salonları ile meşhurmuş.

tea street

Bu uzunca yokuşun sonunda kente indiğimizde karşımıza muhteşem güzellikteki Granada Katedrali bizi selamladı.

katedral

İspanyol rönesansının güzel bir örneği olan gotik katedralin 2 önemli noktası var. Bunlardan ilki, fotoğraf çekmenin izin verildiği tek alan olan girişteki resim.

resim

Resimde sol tarafta, şehrin anahtarını teslim eden Emevi Hükümdarı (atının başı eğiktir) sağ tarafta ise, Kral Ferdinand ve işin esas mimarı Isabella yer alıyor. Günün şartları nedeni ile, tüm işi kotaran İsabella olmasına rağmen anahtarı Ferdinand teslim alıyor. (Isabella’nın suratındaki ifade herşeyi açıklıyor!)

Kilisenin ikinci önemli özelliği ise, tahmin edileceği üzere, Isabella ve Ferdinand’la, kızı, damadı ve torununun bu kilise de gömülü olmaları. Muhteşem lahitlerle süslenmiş sunağın hemen altında 5 tane tabut ziyarete açık.

0128

Katedral sonrası minik bir öğle yemeği molasından sonra, Büyülü Endülüs gezimizin en önemli durağı olan Elhamra Sarayına hareket ettik. Elegans Travel olarak bu geziyi organize ederken, sarayın biletlerini kendim satın aldım. Zira yoğun ilgi nedeni ile günde sadece 7700 kişinin gezmesine izin veriliyor ve an itibariyle Haziran sonuna kadar tüm biletler tükenmiş durumda. Sarayı gezmek isteyenlere tavsiyem, seyahat öncesi hatta aylar önce www.ticketmaster.com üzerinden biletlerini satın almaları aksi takdirde, bir çok acentanın yaptığı şekilde sadece bahçeleri görmekle yetinmek zorunda kalabilirler. Giriş ücreti tüm bölümler dahil 14 euro. (satın alım yaptığınız kredi kartınızın yanınızda olması çok önemli)

IMG_2450

Elhamra, hem kale hem de Endülüs Halifelerinin sarayı. 9. yy’da inşaa edilmiş olan bina tamamen arabesk motifler taşıyor. Çeşitli Endülüs Halifelerinin eklentiler yaptığı sarayın bir bölümü Şarlken tarafından yıkılarak kilise yapılmış.

Bina 3 kısma ayrılmış. İlki tamamen askeri bir kısım olan Alcazaba. 13. yy’da inşa edilmiş bu kısımda yer alan çan kulesi, zamanında köylülere tarla sulama vaktinin geldiğini haber vermek için yapılmış. (Buraya bitişik 5.* otel ise, İspanya’nın en iddialı otellerinden)

IMG_2398

2. kısım Nazari Sarayı. Bu kısım özellikle islam ve hıristiyan mimarisinin tam bir mozaiği.

havuz

Burada benim dikkatimi çeken, duvardaki bir çini oldu. Bildiğimiz gibi 1492 yılı İspanya ve tüm dünya için bir dönem noktası: Amerika’nın keşfi!  Faşistlik derecesinde katı olan Isabella aynı zamanda, tüm Avrupa kralları tarafından reddedilen Kristof Kolomb’a kulak vermiş ve bu öngörüsü sayesinde, İspanya Krallığının en muktedir dönemine imza atmış. Amerikan Doların işareti olan $ işte bu sarayda küçük bir çinide resmediliyor.

cini

Manası ise şu S Spain yani İspanya, I ise Isabella. Kristof Kolomb ile yeni dünyada koloni sahibi olan İsabella, ismini ölümsüzleştirmek adına, yeni dünyayla yapılan tüm ticari işlemlerde bu simgeyi kullanıyor.

Yabancı elçilerin kabul edildiği taht odası özellikle muhteşem tavanı ile görülmeye değer.

taht

Sarayın ortasında yer alan Patio de los Arrayanes, ortasındaki muhteşem havuzu, sağındaki Şarlken’in sarayı, solundaki Comares Kulesi ile bence Elhamra’nın en muhteşem kısmı. Binanın bir başka özelliği tüm duvarlarda boydan boya Allah’tan başka galip yoktur yazısının yer almasıDünyanın hiç bir binasında Allah ismi bu kadar fazla sayıda yer almamış.

havuzlu avlu

Sarayın içinde yer alan Aslanlar Avlusu tam 124 tane sütunla donatılmış. Kralların aile bireylerine ait olan bu kısımda dikkati çeken, ortadaki havuzun yanlarında yer alan su olukları. Havuz cennet, bu oluklar da cenneti besleyen 4 ırmağı temsil ediyor. Havuzda yer alan 12 aslan ise, burçları temsil etmekte.

aslanlı avlu

Saray kısmını gezdikten sonra sıra dünyaca ünlü bahçelere geldi.

garden

Labirent şeklinde tasarlanmış olan bahçeleri takip ederek, halifelerin yazlık sarayı olan bölüme geçtik. Generalife adındaki bu bölüm, sarayın tam karşı tepesinde yer alıyor. 13. yy’da inşaa edilmiş olan bu bölümde yer alan Acequia Avlusundaki havuz ve fıskiyeler, halifelerin bir nevi kafa dinlemek için çekildikleri bölüm.

yazlık saray

19. yy sonlarına kadar harabe şeklinde unutulmuş olan Elhamra Sarayı, aslına uygun yapılan restorasyon çalışmaları neticesinde bugün Unesco Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Günde ortalama 7700 kişinin ziyaret ettiği bu mimari abideyi kesinlikle bir yerel rehber eşliğinde gezmenizi öneriyorum. Endülüs Emevilerinin ve Isabellayla Ferdinand’ın hikayeleri eşliğinde 3 saatte gezebileceğiniz Elhamra Sarayı için en ideal zaman ilkbahar ve sonbahar ayları. Yaz aylarında termometrenin 50 dereceye vurduğunu unutmamak lazım.

Benim hayat felsefem “yarın artık bugündür”. O nedenle hem şahsi hem de profesyonel seyahatlerde, gittiğim yerleri sanki bir defa daha yolum düşmeyecekmişçesine olabildiğince detaylı görmeyi severim. 2 gece konaklama yaptığımız Granada’daki bu son gecemizde tabii ki istikametimiz Sacromonte oldu. Programda yer alan ekstra yemek rezervasyonumuzu son dakikada Harrison Ford’un favori mekanı Real Asador de Castilla’ya alarak, önce çingene mahallesi Sacromonte’ye doğru yola koyulduk.

Tepeden Elhamra Sarayının muhteşem fotoğrafını çekebileceğiniz Sacromonte, Albaicin’e komşu bir yamaçta yer alıyor

sacromonte

Roma İmparatorluğundan sürülen çingeneler, liderleri Romanın izinden, Granada’ya gelirler. Bu topraklarda kendilerine bir hayat kuran çingenelerin bazıları bugün oyuktan bozma mağara deliklerinde yaşamlarını sürdürüyorlar. Okuma yazma oranının %1 olduğu bu gettoda Zambra denilen flamenko tarzı bir dans yapılmakta. Yurtlarından kovulan çingenelerin hüzünlerini, öfkelerini yansıtan bu dans, işte Sacromonte bölgesinde, oyuklara konuşlanmış özel kulüplerde ister içki ister yemek eşliğinde sergileniyor.

zambra

Elegans Travel olarak, mahallenin en iyi Zambra şovunu sunan Venta El Gallo’da seyretmek üzere, kulubün özel olarak gönderdiği minibüsle Sacromonte’ye çıktık. (sokaklar çok dar olduğu için en fazla 19 kişilik minibüsler giriyor ve bazı kulüplerin özel servisleri mevcut)

Yaklaşık 3 saat süren şovun biz ancak yarısını izleyebildik zira akşam yemeğimizi almak için mükemmel bir zamanlamayla saat 10’da restauranta vardık.

RESTO

Deniz ürünleri, balık ve kuzusu ile meşhur olan mekanda tercihimiz Akdeniz, Atlantik ve Kuzey denizinden karides

IMG_2501

Kızarmış ançuez

IMG_2507

Karidesli patlıcan

IMG_2503

Yerel bir tat olan sarımsak çorbası

IMG_2504

Kırmızı biberli ahtapot

IMG_2506

Deniz çuprasına benzer ızgara balık

IMG_2512

ve bence restaurantın en mükemmel yemeği olan kuzu güveç seçtik. Çok iddialı olarak diyebilirim ki, hayatımda yediğim en iyi kuzu etiydi.

IMG_2510

Yanında yerel İspanyol şaraplarını tattığımız bu restaurantı, yolu Granada’ya düşenlere hararetle tavsiye ederim.

Albaicin, Granada Katedrali, Elhamra ziyaretleri, ardından Sacromonte ve Zambra şovunu takiben aldığımız akşam yemeği sonrası, artık otele dönmenin vakti geldiğinden kendimizi tam da bitişikte olan otelimize attık.

Büyülü Endülüs gezimizin 3. günü Cordoba bir sonraki yazıda….

 

 

1832 defa okundu.

Comments (0)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir