FOTO-1

Eğitimde Ulu Bir Çınar

İstanbul’un en köklü liselerinden birinden mezun olmak, benim için her zaman ayrı bir gurur vesilesi olmuştur.

Her yıl, 20 Ocak Jour Des Violettes (Menekşeler Günü) bu tarihe en yakın pazar günü okulumuzda kutlanmaktadır. Bu senenin ise çok daha farklı bir anlamı var. 160 yılı arkasında bırakan bu köklü kurum, mezunlarımızdan Sn. Saadet Özen’in küratörlüğünde, okulun 160 senesini gösterir nefis bir sergiye de ev sahipliği yapıyor.

160 yıl! Dile kolay… Özellikle ülkemizde çok çok az sayıda kurumun bu kadar uzun soluklu hayatta kalması ender rastlanılan bir durumken, özellikle bir eğitim yuvasının güçlü bir çınar misali, her sene yenilenerek, hala Türkiye’nin en önemli okullarından biri olması da ayrı bir onur.

FOTO-2

Geçirdiği büyük restorasyon sonrası, değerli yazarımız Reşat Nuri Güntekin’in “Çalıkuşu” adlı eserinde tasvir ettiği okul ile hiçbir alakası kalmayan binanın koridorlarında gezerken, içim hem buruldu hem de kendi kendime “acaba bu kadar değişim gerekli miydi” diye sordum. Cevabı bilemiyorum ama sanırım günden güne sertleşen özel okul rekabeti, hem güçlü bir eğitim gerektirirken hem de öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap verecek bir alt yapıya sahip olmasını mecbur kılıyor.

FOTO-3
Okulun değişmeyen tek köşesi

27 Kasım 1856’da Notre Dame De Sion rahibelerinin, Pangaltı’da yer alan Filles De Charité’nin okulunu devralmalarıyla başlayan hikaye, ilginç bir bir tarihe sahip. Mesela aynı isimde Kadıköy’de 1863’de (1914’te yetimhane oldu, 1935’de kapandı) bir okulun daha açılması, daha sonra İzmir’de 1876’da üçüncü okulun, (1935’de kapandı) 1891’de erkek çocuklar için ilkokul sınıfının açılması (1904’de kapandı) okul tarihinin önemli başlıklarından bir kaç tanesi…

FOTO-4
Tarihçe

Sultan Abdülhamid’in 1887’de koymuş olduğu “yabancı okul açmak için ferman” mecburiyetinin 1908’de istibdat rejiminin sonlanmasıyla kaldırılması ile müslüman öğrencilerin sayısı önemli oranda arttırmış ve okul, her dinden kızların birbirleriyle uyum için yaşadığı modern yapısına kavuşmaya başlamış.

1924’de hilafetin kaldırılmasıyla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanan okulun bence en gurur verici mihenk taşı, 1926’da manevi kızları Rukiye, Nebile ve Afet’in Notre Dame De Sion’a yazılmasıyla,  Ghazi Mustapha Kemal Pascha olarak ulu önderimiz Atatürk’ün veli defterinde yer alması ve meslek olarak da Reisicumhur Hazretleri olarak kaydedilmesidir.

FOTO-5

FOTO-6

Günümüzde Tarabya Cumhurbaşkanlığı Köşkü olarak hizmet veren Huber Köşkü’nü, 1932 yılında satın alan okulun rahibeleri laik cumhuriyetin gereği olarak, 1935 yılında dini kisvelerini çıkarmış. Kurulduğu günden bu yana ilkokuldan itibaren yatılı olarak hizmet veren okul, 1963 yılında önce yatılı bölümünü ,1971 yılında ise ilkokulunu kapatmış.

FOTO-7
Formalardan Bazıları
FOTO-8
Hatıralar

1996 yılı ise, NDS tarihinin dönüm noktalarından biri zira okula ilk erkek öğrenci alındı ve ardından yeni kanun gereği, 2001 yılında ise, “Neslin Değişen Sesi” adı altında ilkokul ve ortaokul kuruldu. 2006 senesinde okulun 150. yılına istinaden Can Dündar’ın hazırladığı belgeselle geçmişini kayıt altına almaya başlayan NDS, Edebiyat Ödülü, Piyano Yarışması vb. etkinliklere de başladı.

FOTO-9
NDS 150. Yıl Anı Kitabı

Verdiği eğitimin sonucu olarak, mezunlarının ortak özelliği hem iş hem de özel hayatta kendine güvenli, otoriter, birbirine sıkı sıkıya bağlı, modern ve laik kadınlar olmasıdır. Görüntüsü ne kadar değişirse değişsin, felsefesinin ve ruhunun hep aynı kalacağına inandığım Notre Dame De Sion’a nice 160 yıllar diliyor, vaktiniz olduğunda, tarihe tanıklık etmiş, belge, eşya ve fotoğrafların yer aldığı (12 Mart 2016 tarihine kadar görülebilir) bu sergiyi gezmenizi öneriyorum.

Adres: Cumhuriyet Cad, No:127 Harbiye.

Sevgilerimle,

 

Paylaşmak Güzeldir

2 Responses

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir