2 Yorum

  1. İsimsiz dedi ki:

    Vakko’yu bilirsiniz, mağazalarında çok güzel ve kaliteli ürünler bulunur. Ama çok pahalıdır, hatta çok çok pahalıdır.. “Parası olmayan girmesin” politikası vardır. ve fiyat etiketiyle müşterisini belirler. Bu yazı da ona benzemiş. bakın ben hem İngilizce hen de Fransızca okuyorum, o yüzden de size de Türkçe baskıları bile bulunmayan bir yazarı öneriyorum. Okuyabilmek için ya ingilizce ya da Franszıca öğrenmelisiniz. Vakko tarzı olmus 😉

    1. Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. Vakko vb mağazalarda satılan eşyalar ile, kitap ve içindekileri bir tutmanız açıkçası beni hayrete düşürdü. Vücudun perdesi ile ruhun gıdasının aynı kefeye konması ise üzdü. Burada amaç benim yabancı dil konuştuğumun altını çizmek değil, Türkçeye çevrilmemiş kitaplar hakkında bilgi vermem. Burası sosyolojik analiz yapılarak sadece belirli bir zümreye hitap eden bir platform değil ki. Tam tersi bir paylaşım bloğu. Neden sadece ve sadece Türkiye’de mevcut bir konu, olay vs ile sınırlı olsun ki??? Ne güzel işte, dil bilen ama bu yazarı tanımayan gider alır okur (ki bu konuda çok güzel geri dönüşler aldım) bilmeyen de en azından bak bir de böyle bir yazar varmış diye en azından bir fikre sahip olur.

      Dediğiniz şekilde, sadece Türkiye ile sınırlı kalma veya alım gücü vb mantığından yola çıkarsam, o zaman hiç bir konseri, seyahati, yemeği, alışverişi vs paylaşmamam gerekir. Malum, o seyahatleri yapamayan, o çantayı alamayan, o restauranta gidemeyen vs vs vs milyonlarca insan var. Hatta ve hatta işi daha ileri götürelim, bloglar da kaldırılsın sonuçta, insanlar bloglarda yaşadıklarını paylaşıyorlar. Gün gelir, siz burada bir şey tavsiye edersiniz ben de yeni bir şey öğrenirim. Önemli olan paylaşarak ufkumuzu genişletmek. Saygılarımla,……

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.